Kamu Malı Hepimizin de, Siyasetin Terazi Ayarı Nerede?
Siyasetin en sevdiği felsefelerden biridir: "Ben yaparsam amme hizmeti, rakibim yaparsa siyasi istismar." Ne yazık ki bu çarpık bakış açısının Eskişehir’deki yansımalarını izlemekten, kentin ortak kullanım alanları üzerindeki çifte standartları deşifre etmekten yorulduk. Ama halk adına sormaktan vazgeçmeyeceğiz.
Hatırlarsınız; AK Parti’nin Dede Korkut Parkı’nda düzenlediği etkinlikler, piknik programları veya Ramazan ayındaki iftar buluşmaları bu şehirde günlerce tartışıldı, eleştiri oklarının hedefi oldu. Muhalefet bloğu ve yerel yönetim çevreleri, kamusal yeşil alanların siyasi şova alet edildiğini savundu, ses yükseltti. O gün yapılan eleştirilerin haklılık payı bir yana, AK Parti’nin o dönem Dede Korkut Parkı’nda gerçekleştirdiği ramazan iftarı gibi programların en azından tüm Eskişehir halkına açık, kapsayıcı nitelikte olduğunu not etmek gerekiyor.
Peki, dün bu etkinlikleri "kamu kaynaklarının ve alanlarının siyasi amaçla kullanımı" diyerek en sert dille eleştirenler bugün ne yapıyor?
İşte burası, siyasi samimiyetin turnusol kağıdıdır. AK Parti’yi kamusal alan kullanımı üzerinden yerden yere vuran zihniyet, iş kendi siyasi ajandalarına gelince belediyenin imkanlarını ve kültür merkezlerini adeta kendi tapulu mülkleri gibi parti içi faaliyetlerine tahsis etmekte hiçbir beis görmüyor.
Üstelik arada çok temel ve vahim bir fark var: Bahsettiğimiz bu yerel yönetim tesislerinde halka açık organizasyonlar değil, doğrudan partililere yönelik kapalı kapı etkinlikleri icra ediliyor.
Örnek mi istiyorsunuz? Çok uzağa gitmeye gerek yok. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), TBMM Grup Toplantısı gibi tamamen partinin kendi siyasi mutfağına ve dar kadrolarına yönelik bir organizasyonu, belediyeye ait olan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirdi. Keza kentteki diğer partilerin kongreleri, ön seçimleri ve delegasyon süreçleri için de belediye tesislerinin kapıları ardına kadar açılıyor.
Şimdi sormak gerekmiyor mu: Bir partinin dar kadrolu grup toplantısı ya da delege bazlı iç işleri için belediyenin, yani Eskişehir halkının vergileriyle dönen kültür merkezlerini tahsis etmekte hiçbir sakınca yok mu? Bu tesislerin elektriği, personeli, temizliği ve lojistiği doğrudan Eskişehirlilerin cebinden karşılanırken, sadece belli bir partinin üyelerine özel şov alanı haline getirilmesi hangi siyasi ahlaka sığıyor?
Eğer bir parkta halkla birlikte iftar yapmak kamu alanının istismarıysa; belediye salonlarını doğrudan parti içi güç mücadelelerine, grup toplantılarına ve kurultayvari organizasyonlara kapatmak "istismarın dik alası" değil midir?
Eleştirdiğiniz her şeyi, gücü elinize aldığınızda ya da alan sizin alanınız olduğunda fütursuzca uygulamaya devam edecekseniz; Eskişehir halkı size neden güvensin?
Siyasetçilere hatırlatmakta fayda var: O parklar da, o gösterişli kültür merkezleri de partilerin arka bahçesi değil, Eskişehir halkının ortak malıdır. Terazinin ayarını bozarsanız, gün gelir o terazi sizi de tartar.
teyfik neyzen



































































































































